Çocukların kendi sınırlarını tanıması: Mahremiyet eğitimi

'.$row[0]['img_alt'].'

Mahremiyet; bireyin kendi sınırlarının ve diğerlerinin sınırlarının farkında olarak bu sınırları korumaya özen göstermesidir. Kişinin özel alanını koruma ihtiyacı ve gerekliliği her geçen gün daha önemli hale gelmektedir. Bu sebeple, çocuklara küçük yaşlardan itibaren mahremiyet eğitimi verilmesi, onun sınırlarını nasıl koruyacağını bilmesi, psikolojik ve fiziksel bütünlüğünün korunmasında rol oynamaktadır.

Mahremiyet eğitimi çocuğun cinsel eğitiminin bir parçasıdır. Bu yaş dönemindeki çocukların kendi vücutları, karşı cinsiyetin vücudu, bebeğin nasıl dünyaya geldiği, bebeklerin anne karnındaki gelişim süreci, doğumun nasıl gerçekleştiği hakkında bilgilendirilmeleri gerekmektedir. Bu konularla bir bütün oluşturacak şekilde kendi sınırlarını tanıması ve nasıl koruyacağı konusu ele alınabilir.

Sadece belirli başlı konuların anlatılıp, tek seferde konuşulup biten bir şey değildir mahremiyet eğitimi. Ebeveynlerin mahremiyeti algılama ve uygulama şekilleri, bu konuda çocuğa nasıl örnek oldukları, çocukların da mahremiyet eğitimini içselleştirebilmeleri açısından önem taşımaktadır. Öncelikli olarak, ‘’her beden özeldir ve bedenimiz bize aittir’’ anlayışı çocuğa öğretilmelidir. Ebeveynlerin vücut algısı, bedene yönelik tutumları çocukların bu konudaki bakış açılarına etki etmektedir. Çocuğun yanında söylenen, başkalarının bedenlerine dair olumsuz atıflar, çocukların da bu konudaki algılarını olumsuz etkileyecektir. Bununla beraber, aile içerisinde de sınırların korunması gerekmektedir. Çocuğun yanında giyinip soyunmamak, çocuğun kıyafetlerini herkesin yanında değiştirmemek, biri öpmek, sarılmak istediğinde onun duygularına önem vermek ve eğer istemiyorsa zorlamamak gündelik hayatta ebeveynlerin dikkat edebileceği hususlar olarak sıralanabilir.

Bu konuda bir diğer önemli konu çocuğun ebeveynleriyle aynı yatakta yatmasının doğru olup olmadığı meselesidir. Ebeveynlerin yatağı hatta odası onların özel alanlarını çizer. Küçük yaşlardan itibaren kapıyı çalarak içeri girmenin önemi çocuklara anlatılmalıdır. Hatta bu sadece çocuktan beklenmemeli, ebeveyn de aynı özeni göstererek, çocuğun odasına izin isteyerek girmelidir.

Bütün bu anlatımlarla ve yaşantıdaki örneklerle beraber, zaman zaman çocuğa mahremiyetle ilgili bilgiler aktarılarak, çocuğun kendisini ve sınırlarını nasıl koruyacağı öğretilebilir. 3 yaşındaki çocuklarla konuşurken; ‘’iç çamaşırıyla kapattığımız yerler bizim özel bölgelerimizdir. Kimsenin dokunmasına izin vermeyiz. Eğer biri dokunursa; Hayır! diye bağır ve annen, baban, öğretmenin gibi güvendiğin birine mutlaka anlat.’’ açıklaması yeterli olmaktadır. 4 yaş ve daha büyük çocuklar için daha detaylı bir şekilde konunun nasıl anlatılacağı aşağıda açıklanmıştır:

  • Konuya özel bölgeleri anlatarak başlayabilirsiniz. (‘’Kızların ve erkeklerin özel bölgeleri vardır. Bunlar kızlar için göğüs bölgesi, dudakları, bacaklarının arası ve kalçasıdır; erkekler için ise, dudakları kalçası ve bacaklarının arası özel bölgeleridir.’’ )

  • Farklı dokunuşların olduğu bilgisi verilmelidir. (‘’İnsanlar birbirlerine çeşitli şekillerde dokunurlar. Böylelikle, duygularını paylaşırlar.)

  • İyi dokunuşların neler olduğu, örneklerle açıklanmalıdır. (‘’Annenin sana sarılması, babanın seni öpmesi, doktorun muayene ederken dokunması, arkadaşının elini tutması iyi dokunuşlardır.’’)

  • İyi dokunuşların nasıl hissettirdiği anlatılmalıdır. (‘’İyi dokunuşlar hoşuna gider ve sana kendini mutlu, huzurlu hissettirir.’’)

  • Kötü dokunuşların neler olduğu, örneklerle açıklanmalıdır. (‘’Arkadaşının seni itmesi, yabancı birinin gelip sana sarılması, senin özel bölgelerine bakmaya, dokunmaya çalışması, onun özel bölgelerine bakmanı, dokunmanı istemesi kötü dokunuşlardır.’’)

  • Kötü dokunuşların nasıl hissettirdiği açıklanmalıdır. (‘’Kötü dokunuşlar hoşuna gitmez ve sana kendini mutsuz, öfkeli, utanmış, çaresiz hissettirebilir.’’)

  • Böyle bir durumla karşılaşırsa neler yapabileceği anlatılmalıdır. (‘’Eğer biri sana istemediğin şekilde dokunursa; hayır, bana bunu yapamazsın! de ve hızla oradan uzaklaş. Yardım alabileceğin birine yani annene, babana, öğretmenine, polise ne olduğunu anlat.’’)

Ebeveynlerin bu konuda çocukla konuşabilmeleri, çocuğun böyle bir durumla karşılaşırsa, ne yapabileceğini ve ebeveynleriyle yaşadığı olayı konuşabileceğini, bilmesini sağlar.

Uzman Klinik Psikolog İzel G. Özkan / Umut Anaokulu Rehberlik Birimi


Navigasyon

Sosyal Medya