Çocuğum yemiyor!

'.$row[0]['img_alt'].'

Hayatta kalabilmek için temel ihtiyaçlarımızdan biridir beslenme. Beslenme düzeni her yaş grubu için hem fiziksel hem de ruhsal sağlığımız açısından önemlidir. Beslenme esnasında, amaç fizyolojik doygunluğun yanı sıra, duygusal anlamda da doygunluk sağlamaktır. Bu düstur maalesef pek çok aile açısından benimsenmez ve çocuğun nasıl bir ortamda yediğinden ziyade ne yediğine dikkat edilir. Bunun sonucunda ise, çocuklar istenmeyen yeme davranışları geliştirebilirler.

Çocuklar dönem dönem bazı yemekleri yemeyi reddedebilirler veya iştahları azalabilir. Çocukları beslenme ile alakalı problem yaşayan aileler çoğu zaman stres, endişe, kaygı ve suçluluk duyguları hissederler. Halbuki, gelişim sürecinde çocukların yemeklere karşı takındıkları tutum değişkenlik gösterebilmektedir, yani genellikle sorun teşkil edecek bir mevzuyla karşı karşıya değildirler. Bu konuda annelerin babalardan daha çok endişe ettikleri görülmektedir. Böyle durumlarda aileler aşırı tepki vermeden, sabırlı davranmalıdırlar. Ailenin aşırı tepki vermesi, çocuğun besine gereğinden fazla anlam yüklemesine ve yememe sürecini uzatmasına neden olabilir. Tabii ki burada kastedilen tüm kontrolün çocuğa bırakılması değildir. Örneğin; çocuk evde halihazırda pişen yemekler arasından bir seçim yapabilir fakat bütün yemekleri reddetmesi durumunda çocuğun istediği yiyeceklerin pişirilmesi uygun değildir. Eğer çocuğun yeme konusundaki seçici ve reddeden tavrı, hayatının geneline yansımış durumdaysa, duygu durumuna yansımış olabilecek başka etmenler de hesaba katılmalıdır.

Aile içinde stres yaratan durumların olması, evde otorite eksikliği ya da çok katı bir otoritenin varlığı, sınırların olmadığı ev düzeni gibi meseleler altta yatan asıl sebepler olabilmektedir. Bazı durumlarda çocuğun beslenmesi ebeveynler için bir saplantıya dönüşmüş olabilir. Çocuğun ne yediği, ne kadar yediği sorularıyla ebeveynler haddinden fazla haşır neşir olabilirler. Özellikle doyma noktasını belirleme konusunda çocuğun fizyolojisine güvenmeniz gerekir. Doyan bir çocuğa ‘’bir kaşık ye, hatırım için ye’’ diyerek ısrar etmek, hatta bazen kaşıkla zorla yedirmeye çalışmak çocuk tarafından bedenine yapılan istila gibi algılanabilmektedir. Beslenme zamanlarını bir paylaşıma dönüştürmeye çalışın. Hep beraber sofraya oturmaya, yemek yerken televizyon izlememeye ve o günün nasıl geçtiğiyle ilgili sohbet etmeye özen göstermek, çocuğun bu davranışı sağlıklı bir şekilde yaşamına oturtmasını kolaylaştıracaktır.

Unutulmamalıdır ki, sonradan ortaya çıkan yeme problemlerinin temeli çocuklukta yemekle kurduğumuz ilişkiyle, ebeveyn tutumlarıyla yakından ilişkilidir.

Bu konuda daha fazla bilgiye ihtiyaç duyarsanız, Bebeklerde ve çocuklarda yeme ve uyku bozuklukları - Özden Bademci kitabından faydalanabilirsiniz.

Uzm. Klinik Psikolog İzel G. ÖZKAN


Blog

Navigasyon

Sosyal Medya